YÜZ FELCİ



YÜZ FELCİ (BELL PALSY)

Yüzdeki mimik kaslarını besleyen fasial sinir olarak adlandırılan sinirin felç olması halidir. Yüz felcinin en sık görüldüğü yaş aralığı 15-45 yaş aralığıdır. Kadın ve erkeklerde görülme sıklığı eşittir. Yüz felcine neden olan fasial sinir göz ve ağız etrafı kasları, tükrük bezlerini beslemesinin yanı sıra dilin 2/3 ön kısmının tat duyusunu da besler. Ayrıca dış kulak yolu ve kulak kepçesini de besleyen dalları vardır. Dolayısı ile yüz felci durumunda bu sayılan bölgeler tutulabilir. Hasta kaşlarını kaldıramaz, gözlerini tam kapatamaz. Dudak kenarı hareketsizdir, dişlerini göstermesi istendiğinde simetrik hareket etmez. Tat duyusu azalabilir. Bazen kulağa vuran ağrı veya işitmede farklılaşma olabilir. Gözyaşı ve tükrük bezlerini de beslediğinden gözyaşı ve tükrük miktarında artma veya azalma şeklinde anormallikler görülebilir.

Yüz felci 2 tipte görülür:

1. Periferik fasial paralizi: Fasial sinirin kendisinde problem olduğunda görülen tablodur. Tutulum pek çok nedene bağlı olabilir. Viral hastalıklar, damarsal bozukluklar veya damar tıkanıklıkları, bazı bağışıklık sistemi hastalıkları, baş boyun tümörleri, yüz veya kafa kemiklerinde kırıklar, multiple skleroz sebeplerden bazılarıdır. Gebeliğin son dönemleri veya doğumdan sonraki erken dönemlerde de görülme sıklığının arttığı bildirilmektedir. Hastalar yüz felci öncesi viral bir enfeksiyon geçirme, klima veya rüzgarda kalma, diş çektirme veya diş iltihabı geçirme gibi hikayeler de bildirmektedirler. Viral hastalıklardan özellikle herpes grubu virüslerin etkili olduğuna dair güçlü kanıtlar bulunmaktadır. Şeker hastalığının varlığı da yüz felci için risk faktörleri arasındadır. Bilinen bu sebeplere rağmen yüz felçlerinin yaklaşık %60-65’inde neden bilinmez. Sebebi bilinmeyen yüz felçlerine “İdiopatik Yüz Felci” veya “Bell Palsy” adı verilir. Bell Palsi olan hastalarda nedeni bilinmemekle beraber sinirde yangısal reaksiyon, kalınlaşma ve ödem görülmektedir. Sinirin etrafındaki kılıfta hasarlanma da olabilir. Fasial sinir yüze ulaşmadan önce bir kemik olukta ilerler, bu olukta sinirin sıkışması da söz konusu olabilir.

2. Santral Fasial Paralizi: Yüz felci beyin damar tıkanıklıkları, beyin kanamaları gibi inme ile sonuçlanan tablolarda da görülebilir. Ayrıca beyin tümörleri, beyincik tümörleri, hemangiomalar da santral fasial paralizi için risk faktörüdür. Bu tip yüz felçlerine “santral fasial paralizi” denir. Santral yüz felcinin Bell palsiden farkı göz çevresinin tutulmamasıdır. Yani hastanın kaşlarını kaldıramama ve gözlerini kapatamama şikayeti olmaz. Ağız köşesinin hareket etmemesi söz konusudur.

Yüz felcinde tek yüz yarısında görülen felç hali yavaş başlar, 2-3 gün ile 3 hafta içinde ilerleyerek durur. Görülmeye başlanmasıyla birlikte çok dikkatli kulak-burun-boğaz muayenesinin yapılması, nöroloji tarafından olası sebeplerin dışlanması gerekir. Eğer yüzdeki felç tablosu 3 hafta geçtikten sonra hala ilerleme gösteriyorsa kafa içinde olası bir problem nedeniyle çok dikkatli değerlendirme yapılmalıdır. Bu amaçla beyin tomografisi veya beyin MR’lardan faydalanılabilir. Kafa içinde bir oluşum varsa zaten derhal bunun tedavisine yönelmelidir. Fasial sinirin etkilenme durumunu tespit etmek ve iyileşme takibi için sinir (ENOG) ve kas (EMG) testlerinin de yapılması gerekebilir. Sinir iletiminin değerlendirildiği ENOG testinin yüz felcinin geçirildiği ilk 3-4 gün içinde yapılması hastalığın seyri hakkında bilgi vermesi açısından önemlidir. EMG ile kas aktivitesinin, sinir iletim hızlarının izlenmesi de hastalığın takibinde sinirin iyileşmesi hakkında bilgi verir ve yaklaşık 3-4 ayda bir tekrar edilerek takip yapılır.

Tedavinin ilk aşamasında kullanılan ilaç kortizondur. Kortizon kullanılarak sinirin ödemi azaltılmaya çalışılır. Herpes virüsler yüz felci oluşumunda suçlandığından bazen antiviral ilaçların da tedaviye eklenmesi söz konusu olabilmektedir. Yapılan çalışmalarda antiviral tedavinin mutlaka eklenmesi ile ilgili kesin kanıtlar bulunmamakla birlikte tercih eden hekimler olabilmektedir.

Felç gelişir gelişmez hastanın gözlerini kapatıp kapatamadığı izlenmelidir. Yüz felci olan hastalarda göz kapakları açılabilmesine rağmen kapatmak güç olabilir. Gözyaşı bezlerinden yeterli göz yaşı salgılanamaması durumunda gözler de açık kalırsa gözün en dış katmanının kuruluğuna bağlı hasar olabilmektedir. Bu hastalarda koruyucu amaçlı uyku sırasında göz kapatılması suni gözyaşı kullanılması, vaselin içerek göz merhemlerinin kullanılması gerekebilir. Çiğneme sırasında yanak ısırma gerçekleşirse katı gıdalar yerine sıvı ve püre gibi yarı katı gıdalarla beslenme yapılır. Hastaların pek çoğunda belirtiler hızla azalmaya başlar. Yaklaşık %90 hastada belirtiler 6 ay içinde düzelir.

Yapılabilecek cerrahi dışı tedaviler şu şekilde sıralanabilir:

1. Akupunktur: Yüz felcinde etkinliği pek çok çalışmada gösterilmiş bir tedavi şeklidir. Özellikle erken dönem başlandığında etkinliğin daha da arttığı belirtilmektedir. Kulak akupunktur, vücut akupunkturu ve scalp (kafa cildi) akupunktur olarak tanımlanan tüm akupunktur tipleri yüz felcinde etkili bulunmuştur. Yapılan çalışmalarda elektroakupunktur tedavisinin etkinliği daha da arttırdığı belirtilmektedir. Tedavi süresi hastanın durumuna göre değişmektedir.

2. Nöral terapi: Nöral terapi yüz felcinde etkilenen fasial sinirin iletimini kolaylaştırarak, etraf kan dolaşımını arttırarak, otonom sinir sistemini düzenleyerek tedaviye katkı sağlar.

3. Ozon terapi: Ozon da antioksidan kapasiteyi arttırarak, kan dolaşımını düzenleyerek, kandaki oksijenlenmeyi arttırarak yüz felci tedavisinde kullanılabilir. Ozon tedavisi hem majör ozonlama dene kan ozonlama hem de fasial sinir etrafına yapılan lokal uygulamalarla kullanılabilir.

4. Fizik Tedavi: Fizik tedavi cihazları özellikle tedavi edici ultrason ve alçak frekanslı akımlar yüz felci tedavisinde erken dönemlerden itibaren kullanılabilir. Bu cihazlarla ödemin etrafındaki ödemin azaltılması, kan dolaşımının arttırılması, sinir kılıfının onarılmasının kolaylaştırılması mümkündür. Fizik tedavi cihazlarından infrarujun da gözlerin korunarak fasial sinirin çıkış bölgesine uygulanması faydalı olabilir.

5. Kas stimülasyonu: Felce uğramış yüz kaslarının elektrik uyarımı ile çalıştırılması da fizik tedavi yöntemlerinden biridir. Ancak yapılan çalışmalar yüz felci yapılan hastalarda erken dönemde başlanan elektrik stimülasyonu uygulamaları ile sinirin iyileşmesi sırasında istenmeyen yönlere doğru filizlendiği ve sinkinezi denen hareket bozukluğuna sebep olduğu bildirilmektedir. Bu nedenle yüz felci hastalarında kas stimülasyonunun hastalığın başlangıç tarihinden itibaren en erken 3. hafta bitiminde yapılması önerilir. Uygulama sırasında felce uğramış kasların çalıştırılması, sağlıklı kaslara uygulama yapılmaması daha uygundur.

Cerrahi tedaviler: İdiopatik olarak kabul edilen yüz felçleri dışında sebepleri olan yüz felçlerinde nedene yönelik olarak gereğinde cerrahi tedaviye başvurulabilir. Bu cerrahi yöntemler, sinirin serbestleştirilmesi, tümör gibi baskı yapan kitle durumunda bu kitlenin çıkarılması, damarsal cerrahiler, sinir tamiri, sinir grefti (yama) konması gibi tedavilerdir. İleri dönemde kas gücü geri dönmeyen hastalarda göz kapağının kapatılabilmesi için göz kapağına altın ağırlık konması yapılabilir. Yine gözlerini kapatamayan hastalarda ve ağız köşesini çekemeyen hastalarda kas transferleri yapılabilir. İleri durumlarda etkilenen tarafın sarkması nedeniyle yüz germe gibi plastik işlemler de yapılabilir.

Yüz felci tekrarlayabilen bir durumdur. Tekrarlayan hastalarda 2. veya 3. ataklarda gidişatın ve sonucun daha kötü olduğu, kalıcı araz bırakma ihtimalinin daha fazla olduğu bildirilmektedir. Tüm yüz felci hastalarında akut dönemde nöroloji veya kulak-burun-boğaz klinikleri tarafından takip edilmesi uygundur. Tamamlayıcı tıp yöntemleri olan akupunktur, nöral terapi ve ozon tedavinin mümkün olduğunca erken başlanması hastalığın seyrine olumlu katkı verir. Fizik tedavi yöntemlerinden olan elektrikli kas stimülasyonları için 3 hafta beklenmesi uygundur.