AKUPUNKTUR





Akupunktur, yüzyıllardır Çin’de uygulanan, vücutta ve kulakta tanımlanmış noktalara iğne batırarak yapılan bir tedavidir. Tedavide temel amaç vücut sistemlerinin kendi iyileşme mekanizmalarını uyandırarak hastalıkların tedavisini sağlamaktır. Akupunktur sadece Çin ve Uzak Doğu ülkelerinde değil Almanya, Avusturya, Fransa gibi pek çok Avrupa ülkelerinde de uygulanmaktadır. Bilimsel platfomlarda yapılan araştırmalarda akupunktur ile ilgili bugün itibarıyla 16000’e yakın bilimsel yayın bulunmaktadır. Birçok hastalıkta etkinliği kanıtlanmış ve kas iskelet sistemi hastalıkları tedavisinde tedavi rehberlerine önerilen tedavi olarak girmiştir.

Akupunkturun etki mekanizması
Akupunkturun etkinliği geleneksel Çin Tıbbı’na göre vücudumuzda kan gibi dolaşan Qi adı verilen hayat enerjisinin düzgün ve dengeli olmasının sağlanması temeline dayanır. Düzgün ve dengeli akışı olan Qi enerjisi hormonal, sinirsel ve fonksiyonel tüm sistemlerin bütünsel olarak iyi işlemesi ve sağlıklı olma durumunu oluşturur. Aslında Geleneksel Çin Tıbbı Qi akışının özelliklerine göre bir tanı metodu da içermektedir. Ancak günümüzde akupunkturistler genellikle modern tıp yöntemlerine tanı koyarak tedavi planlamaktadırlar.

Vücuda iğnelerin uygulandığı tanımlanmış akupunktur noktaları incelendiğinde bu noktaların damar ve sinir ağından zengin alanlar olduğu saptanmıştır. Akupunktur noktaları ciltte dar cilt altına doğru daha genişleyen koni şeklindedir ve basmakla hafif ağrılı yerlerdir. Her bir akupunktur noktasının olduğu yer, yakın alanı ve uzak bölgelere etkileri vardır. Akupunktur tedavisinde bu noktalar özelliklerine ve yerleştikleri meridyene göre kullanılır. Özellikle sistemik etkili denilen akupunktur noktaları hastalığın nedenine göre seçilen ve tedavi etkinliğini arttıran noktalardır. Akupunktur noktalarının vücutta oluşturdukları etkilerin incelendiği pek çok klinik çalışmada, incelenen akupunktur noktasının uyarımı ile antiromatizmal, ağrı kesici, sakinleştirici, anidepresan özellikle kimyasal maddelerin artması veya azalması sağlanabildiği gibi, damarların genişlemesi/daraltılması, barsak hareketlerinin düzenlenmesi, kalp ritminin düzenlenmesi, ödemin azaltılması, bağışıklığın düzenlenmesi, kas gevşemesi sağlanması gibi pek çok etkiyi yaratmak mümkündür.

Akupunkturun etkili olduğu hastalıklar
Akupunktur tedavisi ile ağrı azaltılır, kas tonusu düzenlenir, kan dolaşımı düzenlenir. Bu özellikleri özellikle kas iskelet sistemi hastalıklarında akupunkturun geniş kullanım alanı bı-ulmasını sağlar. Ayrıca akupunktur ile sağlanan sakinleşme, antidepresan etki hastaların uykularının ve ruh durumlarının düzelmesine yardımcı olur. Bu etkiler sayesinde akupunktur örneğin sınav döneminde yaşanan gerginlik, endişe, huzursuzluk durumlarında son derece başarılı olarak kullanılmaktadır.

Akupunktur ile bağışıklık sistemi desteklenir. Bu sayede enfeksiyon hastalıklarından korunma mümkün olabildiği gibi akupunktur bağışıklık sisteminde yaptığı düzenleme ile iltihaplı romatizmal hastalıklarda kendine kullanım alanı bulur.
Akupunkturun özellikle hormonal hastalıklarda da etkili olduğu izlenmektedir. Bu hastalıklar; ağrılı adet durumları ve adet düzensizlikleri,  infertilite, polikistik over sendromu olarak sıralanabilir. Pek çok infertilite ve tüp bebek merkezi tüp bebek öncesi akupunkturu önermekte ve kullanmaktadır. Polikistik over sendromunda sadece adetlerin düzene girmesi değil akupunktur ile aknelerin giderilmesi, saç dökülmesinin azaltılması, kan lipid oranlarının düzenlenmesin sağlandığına ait yayınlar bulunmaktadır.

Akupunktur ayrıca irritabl barsak sendromu gibi iç organların disfonksiyonel hastalıklarında da etkili bir şekilde kullanılabilmektedir.  Barsak gıda duyarlılığının saptanarak diyet düzenlenmesi yapılması ve düzenli akupunktur seansları ile tedavi sağlanabilmektedir.

Akupunkturun bir diğer başarılı olduğu hastalık grubu her tip migren ve baş ağrısıdır. Literatürde bu konu ile ilgili pek çok çalışma olup iyi bir değerlendirme ile ek faktörlerin giderilmesi ve düzenli akupunktur seansları hastalara ciddi faydalar sağlayabilmektedir.

Her türlü nöropatik durum; sinir sıkışması (karpal tünel sendromu gibi), trigeminal nevrelji, diabetik nöropatiler, huzursuz bacak sendromu akupunkturun tedavi alanı içindedir.  
Akupunktur aynı zamanda bağımlılık hastalarında da kullanılabilir. Bu amaçla kilo verme ve sigara alışkanlığından kurtulma hastaları akupunkturdan faydalanabilirler.

 
Akupunkturun kullanılamadığı hastalıklar
Ancak akupunktur organ yetmezlikleri (karaciğer, böbrek, kalp yetmezliği gibi), ağır psikotik hastalıklarda, doğumsal/genetik bozukluklarda, kanser tedavisinde, cerrahi girişim gereken hastalıklarda (akut apandisit gibi) etkili bir yöntem değildir. Ayrıca gebelik ve epilepsi (sara hastalığı) hastalığında da uygulanması uygun değildir.

Akupunkturun uygulama şekli
Haftada 1 veya 2 gün olarak başlayan tedavi genellikle 8 ile 20 seans arasında bitirilebilmektedir. Uygulama farklı uzunluk ve çaptaki steril akupunktur iğneleri ile yapılır ve bir seans yaklaşık 20 dakika sürer. Sakin bir ortamda yapılan tedaviler etkinliği arttırır. Ayrıca yine bir akupunktur uygulama şekli olan elektroakupunktur da kanıta dayalı tıp açısından oldukça etkin bir uygulama olup akupunktur iğnelerinden alçak frekanslı akımların verilmesi ile gerçekleştirilir. Akupunkturun bir diğer uygulama şekli mikrosistem akupunktur denilen yöntemdir. Mikrosistem demekteki kasıt tüm vücuttaki organların, dokuların, yapıların temsil edildiği alanlara sahip küçük bölgeler olarak tanımlanabilir. Bu amaçla en sık kullanılan bölge kulak akupunkturudur.

Kulak akupunkturu kulağın dedektör denen tarayıcı cihazlarla taranarak cil direncinde farklılık bulunan hastalıkla ilgili alanlara iğne batırılması ile gerçekleştirilir. Geleneksel Çin Tıbbında tarif edilen standart noktaların yanısıra Batı tıp ekollerinden kaynaklı Nogier akupunkturu ile tedaviyi tamamlamak mümkündür. Kulakta elektroakupunktur yapılmamakla birlikte etkinin uzatılmak istendiği hastalarda kalıcı iğne uygulaması da yapılabilir.
Akupunktur tedavisi yalnız veya destek tedavi olarak uygulanabilir. Doğru uygulamada yan etkisi yok denecek kadar az olup, düşük komplikasyon riskine sahip güvenli bir tedavi yöntemidir.

Ülkemizde akupunktur uygulaması Sağlık Bakanlığı tarafından verilen ve denetlenen kurslardan alınan sertifikaların varlığı şartı ile sadece hekim ve diş hekimleri tarafından uygulanabilir. Akupunktur uygulama sertifikaları 7 yılda bir yine Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan değerlendirme ile güncellenmek zorundadır. Uygulama yapılan yerler Sağlık Müdürlüklerince düzenli olarak denetlenerek uygun ve sağlıklı ortamlarda klinik uygulamanın yapılması için titizlik gösterilmektedir.

Akupunktur, yüzyıllardır Çin’de uygulanan, vücutta ve kulakta tanımlanmış noktalara iğne batırarak yapılan bir tedavidir. Tedavide temel amaç vücut sistemlerinin kendi iyileşme mekanizmalarını uyandırarak hastalıkların tedavisini sağlamaktır. Akupunktur sadece Çin ve Uzak Doğu ülkelerinde değil Almanya, Avusturya, Fransa gibi pek çok Avrupa ülkelerinde de uygulanmaktadır. Bilimsel platfomlarda yapılan araştırmalarda akupunktur ile ilgili bugün itibarıyla 16000’e yakın bilimsel yayın bulunmaktadır. Birçok hastalıkta etkinliği kanıtlanmış ve kas iskelet sistemi hastalıkları tedavisinde tedavi rehberlerine önerilen tedavi olarak girmiştir.

Akupunkturun etki mekanizması
Akupunkturun etkinliği geleneksel Çin Tıbbı’na göre vücudumuzda kan gibi dolaşan Qi adı verilen hayat enerjisinin düzgün ve dengeli olmasının sağlanması temeline dayanır. Düzgün ve dengeli akışı olan Qi enerjisi hormonal, sinirsel ve fonksiyonel tüm sistemlerin bütünsel olarak iyi işlemesi ve sağlıklı olma durumunu oluşturur. Aslında Geleneksel Çin Tıbbı Qi akışının özelliklerine göre bir tanı metodu da içermektedir. Ancak günümüzde akupunkturistler genellikle modern tıp yöntemlerine tanı koyarak tedavi planlamaktadırlar.

Vücuda iğnelerin uygulandığı tanımlanmış akupunktur noktaları incelendiğinde bu noktaların damar ve sinir ağından zengin alanlar olduğu saptanmıştır. Akupunktur noktaları ciltte dar cilt altına doğru daha genişleyen koni şeklindedir ve basmakla hafif ağrılı yerlerdir. Her bir akupunktur noktasının olduğu yer, yakın alanı ve uzak bölgelere etkileri vardır. Akupunktur tedavisinde bu noktalar özelliklerine ve yerleştikleri meridyene göre kullanılır. Özellikle sistemik etkili denilen akupunktur noktaları hastalığın nedenine göre seçilen ve tedavi etkinliğini arttıran noktalardır. Akupunktur noktalarının vücutta oluşturdukları etkilerin incelendiği pek çok klinik çalışmada, incelenen akupunktur noktasının uyarımı ile antiromatizmal, ağrı kesici, sakinleştirici, anidepresan özellikle kimyasal maddelerin artması veya azalması sağlanabildiği gibi, damarların genişlemesi/daraltılması, barsak hareketlerinin düzenlenmesi, kalp ritminin düzenlenmesi, ödemin azaltılması, bağışıklığın düzenlenmesi, kas gevşemesi sağlanması gibi pek çok etkiyi yaratmak mümkündür.

Akupunkturun etkili olduğu hastalıklar
Akupunktur tedavisi ile ağrı azaltılır, kas tonusu düzenlenir, kan dolaşımı düzenlenir. Bu özellikleri özellikle kas iskelet sistemi hastalıklarında akupunkturun geniş kullanım alanı bı-ulmasını sağlar. Ayrıca akupunktur ile sağlanan sakinleşme, antidepresan etki hastaların uykularının ve ruh durumlarının düzelmesine yardımcı olur. Bu etkiler sayesinde akupunktur örneğin sınav döneminde yaşanan gerginlik, endişe, huzursuzluk durumlarında son derece başarılı olarak kullanılmaktadır.

Akupunktur ile bağışıklık sistemi desteklenir. Bu sayede enfeksiyon hastalıklarından korunma mümkün olabildiği gibi akupunktur bağışıklık sisteminde yaptığı düzenleme ile iltihaplı romatizmal hastalıklarda kendine kullanım alanı bulur.
Akupunkturun özellikle hormonal hastalıklarda da etkili olduğu izlenmektedir. Bu hastalıklar; ağrılı adet durumları ve adet düzensizlikleri,  infertilite, polikistik over sendromu olarak sıralanabilir. Pek çok infertilite ve tüp bebek merkezi tüp bebek öncesi akupunkturu önermekte ve kullanmaktadır. Polikistik over sendromunda sadece adetlerin düzene girmesi değil akupunktur ile aknelerin giderilmesi, saç dökülmesinin azaltılması, kan lipid oranlarının düzenlenmesin sağlandığına ait yayınlar bulunmaktadır.

Akupunktur ayrıca irritabl barsak sendromu gibi iç organların disfonksiyonel hastalıklarında da etkili bir şekilde kullanılabilmektedir.  Barsak gıda duyarlılığının saptanarak diyet düzenlenmesi yapılması ve düzenli akupunktur seansları ile tedavi sağlanabilmektedir.

Akupunkturun bir diğer başarılı olduğu hastalık grubu her tip migren ve baş ağrısıdır. Literatürde bu konu ile ilgili pek çok çalışma olup iyi bir değerlendirme ile ek faktörlerin giderilmesi ve düzenli akupunktur seansları hastalara ciddi faydalar sağlayabilmektedir.

Her türlü nöropatik durum; sinir sıkışması (karpal tünel sendromu gibi), trigeminal nevrelji, diabetik nöropatiler, huzursuz bacak sendromu akupunkturun tedavi alanı içindedir.  
Akupunktur aynı zamanda bağımlılık hastalarında da kullanılabilir. Bu amaçla kilo verme ve sigara alışkanlığından kurtulma hastaları akupunkturdan faydalanabilirler.  

Akupunkturun kullanılamadığı hastalıklar
Ancak akupunktur organ yetmezlikleri (karaciğer, böbrek, kalp yetmezliği gibi), ağır psikotik hastalıklarda, doğumsal/genetik bozukluklarda, kanser tedavisinde, cerrahi girişim gereken hastalıklarda (akut apandisit gibi) etkili bir yöntem değildir. Ayrıca gebelik ve epilepsi (sara hastalığı) hastalığında da uygulanması uygun değildir.

Akupunkturun uygulama şekli
Haftada 1 veya 2 gün olarak başlayan tedavi genellikle 8 ile 20 seans arasında bitirilebilmektedir. Uygulama farklı uzunluk ve çaptaki steril akupunktur iğneleri ile yapılır ve bir seans yaklaşık 20 dakika sürer. Sakin bir ortamda yapılan tedaviler etkinliği arttırır. Ayrıca yine bir akupunktur uygulama şekli olan elektroakupunktur da kanıta dayalı tıp açısından oldukça etkin bir uygulama olup akupunktur iğnelerinden alçak frekanslı akımların verilmesi ile gerçekleştirilir. Akupunkturun bir diğer uygulama şekli mikrosistem akupunktur denilen yöntemdir. Mikrosistem demekteki kasıt tüm vücuttaki organların, dokuların, yapıların temsil edildiği alanlara sahip küçük bölgeler olarak tanımlanabilir. Bu amaçla en sık kullanılan bölge kulak akupunkturudur.

Kulak akupunkturu kulağın dedektör denen tarayıcı cihazlarla taranarak cil direncinde farklılık bulunan hastalıkla ilgili alanlara iğne batırılması ile gerçekleştirilir. Geleneksel Çin Tıbbında tarif edilen standart noktaların yanısıra Batı tıp ekollerinden kaynaklı Nogier akupunkturu ile tedaviyi tamamlamak mümkündür. Kulakta elektroakupunktur yapılmamakla birlikte etkinin uzatılmak istendiği hastalarda kalıcı iğne uygulaması da yapılabilir.

Akupunktur tedavisi yalnız veya destek tedavi olarak uygulanabilir. Doğru uygulamada yan etkisi yok denecek kadar az olup, düşük komplikasyon riskine sahip güvenli bir tedavi yöntemidir.

Ülkemizde akupunktur uygulaması Sağlık Bakanlığı tarafından verilen ve denetlenen kurslardan alınan sertifikaların varlığı şartı ile sadece hekim ve diş hekimleri tarafından uygulanabilir. Akupunktur uygulama sertifikaları 7 yılda bir yine Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan değerlendirme ile güncellenmek zorundadır. Uygulama yapılan yerler Sağlık Müdürlüklerince düzenli olarak denetlenerek uygun ve sağlıklı ortamlarda klinik uygulamanın yapılması için titizlik gösterilmektedir.

Dünya Sağlık Örgütüne göre akupunkturun kullanılabildiği ve etkili olduğu hastalıklar