DİZ AĞRILARI



Her adımımızda vücut yükünü taşıyan diz eklemi hem yaralanmalara, hem sportif kazalara, hem de kireçlenmelere sık maruz kalan bir eklemdir. Her yaş ve her cinsiyette kişiyi etkileyebilen diz ağrılarının yaş ve yapılan iş, spor gibi faaliyetlere göre nedenleri değişik olabilir. Kişinin hareket etmesinde bir yerden bir yere gitmesinde yarattığı kısıtlılık nedeniyle yaşam kalitesini oldukça olumsuz etkiler. Dizlerde ağrıya neden olan pek çok hastalık vardır. En sık görülenler aşağıda belirtilmiştir. Ancak diz ağrılı hastalarda sadece dize odaklanmak uygun değildir, birlikte bel, kalça ve ayak bileğinin de değerlendirilmesi, bu bölgelerden yayılan bir ağrının olup olmadığının tespiti ve gereğinde tedavisi önemlidir.

Diz kireçlenmeleri
Diz kireçlenmesi diz ekleminin kıkırdak yapısında bozulma sonucu gelişen ağrılı bir tablodur. Kıkırdaktaki ve kıkırdağının altındaki kemik dokusunda değişiklikler sonucu kemikteki büyümeler, eklem aralığında daralmalar ve eklem kenarındaki çıkıntılar eklemlerin normal yapısını bozarak, hareketlerde kısıtlanmaya ve ağrıya neden olur. Aslında hemen tüm kişilerde yaşlanma ile birlikte bu bahsedilen değişiklikler çekilen grafilerde saptanabilir, bu sebeple tedavi için grafide kireçlenme saptanmanın yanı sıra hastanın ağrısının olması da beklenmektedir.

Diz kireçlenmesinin nedenleri
1. Yaşın ilerlemesi
2. Kadın cinsiyet
3. Diz ekleminde yapısal bozukluk olması
4. Romatoid artrit gibi diz eklemini tutan romatizmal hastalıklar
5. Aşırı kilo
6. Diz üzerine aşırı yüklenmeye neden olan mesleki ve spor aktiviteler yapma
7. Kırık veya yumuşak dokulara hasra veren travma geçirme
8. Bazı metabolik ve hormonal hastalıklar

Diz kireçlenmesinde tanı
Diz kireçlenmelerinde temel problem ağrı ve hareket kısıtlılığıdır. Hastaların ağrılarının özelliklerinin öğrenilmesi çok önemlidir. Kireçlenme hastalarında ağrı genellikle hareketle, üzerine basma ile artar, istirahatle azalır. İleri evrelerde istirahat ve gece ağrısı da görülebilir. Bazen akut ataklar olabilir ve bu ataklarda şişlik ve sıcaklık da olabilir, kızarıklık beklenmez.

Diz kireçlenmelerinde tanı muayene ve gereğinde çekilen grafilerle konur ve kireçlenmenin evresi belirlenir. Diz kireçlenmelerinde MR genellikle kireçlenme yanı sıra dışarıdan bakı ile tanı konamayan hastalık şüphesinde, klinik durumun çok ağır olması durumunda, enfeksiyondan şüphelenildiğinde veya hasta tedaviye cevap vermediğinde çekilir. İltihaplı romatizmal hastalıklardan ayırıcı tanı yapmak amaçlı kan tetkikleri de istenebilir.

Menisküs Yaralanmaları
Menisküsler dizlerde hareket sırasında üst ve alttaki kemiklerin uyumunu arttırmak için fonksiyon gören kıkırdak benzeri yapılardır. Gençlerde spor yaralanmaları, diğer travmalar ile sık görülür. Yaşlılarda ise kireçlenme olan dizlerde de menisküs problemlerine rastlanır. Dize aşırı yük bindiren, ani dönüşler yapılırken olan travmalar en önemli nedenlerindendir. Bu nedenle tek büyük travma yanı sıra sporcularda olduğu gibi aşırı yüklenmeden de kaynaklanabilir. Dizde ağrı, hareket kısıtlılığı, üzerine basamama gibi şikayetlerle hastalar başvurabilir. Yapılan muayene ile şüphelenilirse özellikle genç hastalarda MR ile değerlendirmek uygundur. Menisküsteki problemin yeri, yırtık varsa özelliklerinin bilinmesi gerekir. Bu bilgilerle hastanın yaşı ve meslek/spor aktiviteleri göz önüne alınarak tedavi planı yapılır.

Dizde bağ lezyonları
Dizde bağ lezyonları gençlerde genellikle belli bir travma ile olur. Hasta genellikle sportif, mesleksel veya diğer travmaya uğradığında dizden bir ses geldiğini de ifade edebilir. Yaşlılarda ise hem travma hem de kireçlenmeye bağlı dizdeki iç ve yan bağlar hasar görebilir. Akut travmalarda yine ileri görüntüleme yöntemlerine (MR) başvurmak ve hastanın ve ağrının özelliklerine göre tedavi planlamak uygundur.

Ön diz ağrıları
Özellikle genç hastalarda diz kapağında görülen ağrılardır. Diz kapağı altındaki kıkırdakta aşınma veya diz kapağını destekleyen bağlarda kısalma gibi nedenlerle ortaya çıkar. Hastalar en fazla uzun süre oturduklarında ağrıdan yakınırlar, kalkıp dolaşmak isterler, buna “sinema belirtisi” denir. Muayene ve bazı özel pozisyonlarda çekilen grafiler ile tanı desteklenir.

Diz ağrılarında tedavi
1. İlaçlar: Diz ağrılarında ağrının azaltılması için ilaçlar kullanılabilir. Bu amaçla ağrı kesici/antiromatizmal ilaçlar, kas gevşeticiler, yardımcı (adjuvan) ilaçlar, zayıf opioidler kullanılabilir. Bu ilaçlar ağızdan alınabileceği gibi dışardan sürülen jel/krem şeklinde de kullanılabilir.

2. İstirahat: Bir diğer tedavi metodu istirahattir. Diz yük taşıyan bir bölge olduğu için bölgeden yükün azaltılması amacıyla istirahat uygulanabilir. Diz ağrılarında travma gibi bir durum dışında direkt yatak istirahatinden ziyade kısa süreli istirahatler önerilir. Örneğin hastaya sabah ve öğleden sonra bir saat yatması önerilir.

3. Tamamlayıcı tıp yöntemleri: Diz ağrısını kontrol altına almak için tamamlayıcı tıp yöntemlerinden akupunktur, nöral terapi, ozon terapi, mezoterapi, proloterapi kullanılabilir. Kliniğimizde bu tedavilerden akupunktur, elektroakupunktur, nöral terapi ve ozon tedavisi kullanılmaktadır. Bu 3 yöntem düşük yan etki profili, ağrıyı hızlı kontrol etme yeteneği ve bütüncül bakış açısı ile diz ağrısını oluşturabilecek diğer sistemlerin tedavisine de imkan sağladığı için tercih ettiğimiz yöntemlerdir.

4. Fizik tedavi: Diz ağrılarında fizik tedavi araçlarının kombine kullanımı uzun yıllardır yapılan ve başarılı tedavi metodlarından olduğu için önerilmektedir. Kas spazmını azaltması, ödemi azaltması, kan akımını arttırması ile diz bölgesindeki ağrıyı kontrol altına alabilmektedir.

5. Diz içi eklem sıvısı takviyesi: Eklem sıvısına benzer mahiyette sıvının diz içine verilmesi ile gerçekleştirilir. Etkinliği PRP den biraz daha azdır. Ancak PRP’nin yapılamadığı hastalarda tercih edilmektedir.

6. Kortizon tedavisi: Diz kireçlenmesinde ağızdan kortizon tedavisinin yeri yoktur. Çok nadir olarak ağrılı ataklarda dizde sıvı artışı ve sıcaklık çok fazla ise hastayı rahatlatmak için diz eklemi içine kortizon yapılabilir. Sıvının azalmasını takiben diğer tedaviler ile desteklenmesi gerekir.

7. Kıkırdak koruyucu ve destekleyici besin destekleri: Pek çok besin desteği bulunmaktadır ancak bazıları şeker hastalarında uygun değildir veya insülin direncini bozmaktadır. Bu nedenle doktorunuza danışarak kullanmanızı öneririz.

8. Egzersiz: Hem dize yönelik hem de aerobik egzersizlerin yapılması önerilir. Dize yönelik olarak dizin stabilitesini sağlayan kasları güçlendirme, ağrılı bacağı germe, derin duyu geliştirici egzersizlerin düzenli yapılması önerilir. Hem ağrı hem de kilo kontrolü için aerobik egzersizler de eklenmelidir.

9. Kilo kontrolü: Yük taşıması nedeniyle verilen her kilo dize binen yükü azaltacağından kilo verilmesi önerilmektedir.

Diz eklemi koruyucu öneriler:
• Baston kullanarak dize binen yük azaltılabilir
• Ayak deformitesi varlığında tabanlıkla düzeltilmelidir
• Diz kapağını ve diz yan bağları destekleyici diz bandajları (tanıya göre) kullanılabilir
• Hastalar engebeli alanlarda, yokuş aşağı ve yukarı yürümemelidir
• Yürüme ağrı yapıyorsa dize yük binmeyecek sporlar (yüzme, statik bisiklet gibi) tercih edilebilir.